Dış Ticaret Lojistiği Konferansı Başkanımız Sn. Adnan Ağaçlı’nın Konuşma Metni.

- ARLOD - Okunma Sayısı : 820

Kamu sektörünün Değerli temsilcileri,

Sayın meslektaşlarım,

Öncelikle bu önemli organizasyona katılımda bulunmaktan, ortak sorunlarımıza, ortak çözümler getirebilmek adına sizlerle bir araya gelmekten duyduğum mutluluğu dile getirmek isterim. Bu organizasyonu düzenleyen dış ticaret müsteşarlığına da teşekkür ederim.

Yabancı misafirlerimize ve siz değerli katılımcılara bitmiş araç lojistiğini temsilen sektörümüzün en üst organı ve tek derneği olan ARLOD (Araç Lojistikçileri Derneği) başkanı olarak aranızda olmanın bana ayrı bir gurur verdiğini belirtmekte fayda görüyorum.

Mersin'in coğrafi konumu, kapasitesi, geniş hinterlandının yanı sıra yurt içi ve yurt dışına olan çok modlu bağlantı kolaylığının sağladığı avantajlarla yalnız Türkiye'nin değil, aynı zamanda Orta Doğu ve Doğu Akdeniz'in en önemli lojistik merkezi konumunda.

Şehir Limanı, Serbest Bölgesi, demir yolu ulaşımı, gizli tır filosu 69 km mesafedeki Adana Şakir Paşa Havalimanı, geçmişten gelen lojistik kültürü ve bu yönde gelişmiş insan kaynakları yapısıyla lojistik faaliyetler için gereken bütün imkanlara sahip.

Bunun farkında olan lojistikçiler de kurdukları platformlarla bu avantajlarını hem kendilerini hem de Türkiye için kazanca dönüştürmeye çalışıyorlar. Platformun hedefi Mersin geniş hinterlandında bulunanlar ve Orta doğu Bağımsız Devletler Topluluğunda yer alan ülkeler için bir lojistik konumuna getirmek istemektedirler.

Sağlam ve kesintisiz bir alt yapı tesis etmeden ve sürdürülebilir taşımacılığa hizmet edecek bir taşımacılık sektörü oluşturmadan ticaret dinamiklerini ayakta tutmanın mümkün olamayacağını belirtmek isterim. Sektörde yaşanan tüm sıkıntılara gerek bireysel gerekse sektörel olarak çözümsel yaklaşımlar yolunda el birliği ile çalışmalarımızın sürdürülmesini temini ederim.

Milattan önce Doğunun ipeğini kervanlarla kağnılarla Batıya taşıyan ipek yolunu anlatırken, aynı zamanda küreselleşmenin de ilk adımı demek yanlış olmaz. Bu yol sadece eşyaların taşınmasına hizmet etmedi aynı zamanda medeniyetleri ve ekonomileri de birbirine bağladı. Mısırlılar, sonra Romalılar Çinlilerden ipek satın alıyorlardı. Uzak doğudan gelen ipek ve baharat batı dünyası için uluslar arası ilişkilerde önemli bir rol oynadı.

7000 millik ipek yolu Çin ve Roma imparatorluğunu birbirine bağlayan yoğun bir şekilde ipek, porselen, kağıt, baharat ve değerli taşların taşınmasını sağlayan binlerce kilometrelik kervan yollarını kapsayan bir dizi ticaret güzergahına verilen kolektif bir isimdi. Karadan ticaret tehlikeli hale geldikçe ve denizaşırı ticaret popülerleştikçe İpek yolu üzerindeki ticaret de azaldı. 700 yüzyıl önce Osmanlı İmparatorluğunun ipek yolu ticareti üzerindeki egemenliği Ayrupa'nın yeni ticaret yolları bulmasına neden oldu fakat bu yeni yolla da Doğu limanlarının doluluğundan dolayı verimli kullanılmaz oldu. 14.yüzyıl sonlarında önemini yitiren ipekyolu, küresel taşıma akımlarının yeniden düzenlenmesiyle ticari önemini yeniden kazanmaya başladı. Çin'in Dünya Ticaret Örgütüne girişiyle, Avrasya bölgesi lojistik alanda öne çıkan coğrafi alan oldu.

Avrupa ve Çin arasındaki bölgede Türkiye , %10 a varan büyüme hızı yıllık 100 milyar dolara ulaşan ihracat hacmi ile öne çıkmaktadır. Avrupa'nın bir ucundan Çin'e kadar uzanabilecek bir ulaşım ağında Türkiye'ye çok önemli bir noktada bulunmaktadır. Türk araçlarının 2006 yılında Çin'e komşu ülkeler Kırgızistan, Afganistan, Tacikistan ve Özbekistan'a 6000'e yakın sefer gerçekleştirdiği bilinmektedir. Türkiye Çin, Hindistan ve Pakistan haricindeki ipek yolu ülkeleriyle karayolu anlaşmaları da imzalanmış durumdadır.

Bu tarihi ipek yolunun yeniden canlandırılması gerekmektedir. Asya ve Avrupa arasındaki taşımalar pahalı hizmet veren limanlar üzerinden denizyoluyla yapılmaktayken, taşımalar karayoluyla gerçekleşirse transit süreleri kısalacak, masraflar yarıya inebilecek ve kapıdan kapıya teslimat sağlanabilecek. Fakat altyapı sorunları, vize ve geçiş belgesi sorunları, yolların bozukluğu, yetersiz gümrük depoları ve teknolojik gümrük donanımları gibi sorunlar kara taşımacılığını olumsuz etkilemektedir. Bu sıkıntıları aşabilmek için ilk etapta öncelikle uygulama ve prosedürlerde sektörel eğitime, standartlaşmaya ve uygulamalarda globalleşmeye gidilmesi çok önemlidir.

Devam etmekte olan Marmaray projesi ise Türkiye açısından çok büyük bir stratejik öneme sahip olup Kars Tiflis projesinin de bitmesiyle Çin'e kadar uzanabilmemize imkan verecektir. İngiltere'den kalkan bir vagon hiç durmadan Çine kadar yük ve yolcu da taşıyabilecek. Bu proje ile demiryolu taşımacılığında güzergah üzerinde yaşanan aktarma sıkıntıları da ortadan kalkacaktır.