Yüzde yüz yerli olması zor

Yüzde yüz yerli olması zor
() Okunma Sayısı : 1432

Toyota Türkiye Üst Yöneticisi (CEO) Orhan Özer, Türkiye'nin ekonomik yapısı itibariyle yerli bir otomobil üretmesinin doğal bir durum olduğunu söyledi.

Özer yaptığı açıklamada, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın yerli otomobil konusuna çok önem verdiğini belirterek, "2023 yılında yani Cumhuriyetin 100. yılında ülkenin belli hedefleri var. Şimdi ihracatı 500 milyara çıkarmak, Türkiye’yi en büyük 10 ekonomi arasına getirmek gibi. Ben kişisel olarak yerli otomobilin başarılacağına inanıyorum" dedi.

Özer, Türkiye’nin 2023 hedefleri kapsamında ciddi hedefler edindiğine dikkati çekerek, otomotiv sektöründe 75 milyar dolar ihracat hedefinin çok önemli olduğunu anlattı.

Bunun için otomotiv ihracatının 3 katına çıkarılması gerektiğine işaret eden Özer, "Bunu yeni yatırım olmadan yapmak biraz zor. Ama genel olarak bu hedeflerin tutturulacağına inanıyorum. Böyle bir ekonomi içinde Türkiye’nin bir otomobil markası olması gayet doğal. Bu olamayacak bir şey de değil" diye konuştu.

Özer, otomobil üretiminin zor bir uğraş olmadığını ancak "Yüzde 100 yerli olsun" anlayışının üretim konusunu zorlaştırdığını ifade etti.

Türkiye’nin bazı otomobil parçalarını ithal etmek zorunda olduğunu anlatan Özer, şöyle devam etti:

Önemli olan markanın Türk olması

"Yani otomobil üretmek aşırı zor bir iş değil. Sadece yorgunu yokuşa sürmemek lazım. Yüzde 100 yerli olsun gibi şeyler biraz zor. Japonya otomotivin merkezi olmasına rağmen orada üretilen yüzde yüz Japon mudur, hiç alakası yok. Önemli olan markanın Türk olmasıdır. Markanın, şirketin, hatta ortakların Türk olması önemli. Ondan sonra bazı parçaları değişik yerlerden getirip yaparsınız. Her şeyin Türkiye’de bulamazsınız ki."

Özer, yerli otomobil konusuna sıcak baktığını belirterek kendi üretimlerinin büyük çoğunluğunun da yerli olduğunu savundu.

Toyota Verso’nun son derece yerli olduğunu ifade eden Özer, "Otomobil konusunda yüzde 69 pazarın ithal olması hoş bir durum değil. Şu anda bizim ürettiğimiz Verso modelinin hacmi olarak yüzde 86’sı yerli. Burada mesela motoru Polonya’dan getiriyoruz. Onu mecburen ithal etmek zorundayız. Ama onun dışında parasal olarak ta yüzde 54 civarında yerli. Bu arabanın çoğunluğu yerli yani" ifadesini kulandı.

Model çeşitliliğini artırmak çok önemli

Yerli otomobil üretimi konusunda model çeşitliliğinin olmasının önemine dikkati çeken Özer, bu şekilde üretilen otomobillerin rahatlıkla satılacağını dile getirdi.

Özer, otomobilin pazarlamasının üretiminden daha önemli olduğuna vurgu yaparak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Burada en düşündürücü konu, üretim değil pazarlamadır. Yeni bir marka kurup onun dağıtımını yapıp, toplum da bunun kabulünü sağlayıp bunu satabilmek. Yani kaliteli bir araç üretip bunu pazarlamak lazım. Yerli otomobilde model çeşitliliğini artırmak çok önemli. Yani şimdi bir tane araba ürettik. Eskiden Anadol üretip satıyorduk çünkü seçenek yoktu. Yani o yüzden herkes alıyordu. Almak zorundaydı yani."

Geçmiş yıllarda tek tip üretilen araçların satıldığını anlatan Özer, model çeşitliliğinin artmasıyla birlikte insanların tek tip almaktan vazgeçtiğini söyledi.

Özer, Türkiye’de otomotiv sektörünün yüzde 69’unun ithal olduğunu belirterek, "Bu insanların çeşitliliğe önem verdiğini gösterir. Yani asker mantığıyla tek tip araba koyarsanız, satarsınız ama ona ihtiyacı olanlara satarsınız. Üretimi çeşitlendirirseniz değişik kesimlere de satarsınız. Yani birden fazla modelin olması o yönüyle iyi. Yerli aracı satmak çok kolay. Kapatın gümrükleri herkes almak zorunda. Böyle olunca bütün pazar yerli olur ve marka da üretilir. Ama zorlamayla olur ve bir süre sonra yürümemeye başlar" dedi.